Kayıtlar

Haziran, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İNANÇSIZ

                                 İNANÇSIZ Benim bilmediğim bir şey var Aranızda sır gibi tuttuğunuz, Çöldeki su gibi kalbim onu arar Lakin Pandoranınkinden beter kutunuz. Sahici olanı değil önümdeki Ben bunu yemem, Siz beni uykumda uyuttunuz Yemem, açlıktan da ölsem  Gerçek sizin tekelinizde oyuncak Bırak Mahir, şu soğuk gerçeği bırak. Benim yalanlarım daha muhakkak, Esasın direği, bende vücut bulacak Kafiri oldum düzeninizin Hani birbirinizi düzeninizin  Gökyüzüne yazsanız da  Vahiyle alnıma çaksanız da İnanmam! o gerçek dediğinize.                                    MAHİR MİRZABEY 

SCHOPENHAUER'UN SARKACI

                             SCHOPENHAUER'UN SARKACI Boynunda yağlı urgan Bir sağa bir sola  sallanan ceset gördüm rüyamda. Bir salınır, bitmek bilmeyen arzulardan, Öpücük alır, soğuk yanağına. Bu adam da ölü güya AMA! Gözyaşları canlı hala. Diğer yöne salınır Orada da bir bela (Adı can sıkıntısıdır) Merhumun boğazına Sıkı sıkı sarılır Bu nasıl ölü adamdır? Alnından akan ter canlı hala. İki illet arasında  Ölülere yakışmayan bir edayla Savrulur telaşla. Sahi, bu ne biçim mevta Kalbi inatla atar hala                          MAHİR MİRZABEY 

KUŞ BAKIŞI

                                  KUŞ BAKIŞI Sanki biz yabancılarız dünyasında Rengarenk kuşların Misafiriz altında  Rüzgarı çırpan kanatlarının Uçamayız diye üzülürler Ondandır tüy dökmeleri Ötemeyiz diye üzülürler Paylaşırlar bizle, en güzel nağmeleri Özgürlüğü öğretirler anlayana Kim bu kadar lütufkar olur Kendini kafese koyana Bizler yabancıyız kartalların aşkına, Bilgeliğine kargaların ve güzelliğine yıldızlar taşıyan sığırcığın Onlar daha bir aşina Katip meleklerinden Kıydığımız her cana Şahitler göklerden                                   MAHİR MİRZABEY 

MÜSTAKBEL MECZUP

                          MÜSTAKBEL MECZUP Telefonu açmak istemiyorum  Çünkü şüphesiz delilik arıyor. Ben kaçacak delik arıyorum, O usanmadan her taşın altına bakıyor. Çabalarım ki, bir kul siretimi irdelesin. Takipçisi değil hiç kimse izimin. Suretim hep mi ihmale mukadder. Bana pervane, divanelik mi mukarrer. Ecinniler el ele, hep bir ittifak. Kapıları zorluyor, pencereler titriyor. Bağırınıza basmasanız yutacak beni âfak, Pusuda, bana sırt çevirmenizi bekliyor. MAHİR MİRZABEY                                                                                                  (Belkide zamanı geldi)